Muhasebe Standartları

MUHASEBE STANDARTLARI DEĞİŞİYOR

Ülkemizde muhasebe ile ilgili çok başlılık ve uygulama farklılıkları öteden beri firmaların ve muhasebecilerin kafasını karıştırmaktadır.

Ticari işlemleri ve ticaret hayatını düzenleyen Türk Ticaret Kanununda tüccarların tutacakları defterler, kayıt ve belge düzeni, muhasebe usulü vb konularda bazı hükümler bulunmakta, bunun yanında mükellefiyetle ilgili uygulamaları düzenleyen Vergi Usul Kanununda da muhasebe ve kayıt düzeni ile ilgili detaylı maddeler yer almaktadır.

Öte yandan Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) nun oluşması ile beraber halka açık şirketlerin uyması gereken muhasebe ve değerleme usulleri, bunlardan ayrı olarak SPK tarafından düzenlenmeye başlanmıştır.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) da kendi yetki alanına giren konularda muhasebe standartları yayınlamaktadır. Tek düzen hesap planı da 1992 yılında uygulanmaya başlanmıştır.

Bu durumda ve Türkiye’nin AB üyeliği yolunda yapılan çalışmalar bağlamında muhasebe standartlarının uluslararası muhasebe standartlarına uyumu önem kazanmıştır.

SPK ve BDDK'nın AB mevzuatına uyumlu düzenlemeler yapmış olması ve temel yasa durumundaki yeni Türk Ticaret Kanunu taslağında, Türk Muhasebe Standartlarına atıf yapılmış olması, bu konudaki önemli açılımlardır.

Diğer yandan Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu (TMSK) kurularak uluslar arası muhasebe standartları esas alınmak suretiyle Türkiye Muhasebe Standartları hazırlanmaya başlanmıştır.

Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu, bilanço esasına göre defter tutmakla yükümlü kılınan, gerçek ve tüzel kişilere ait finansal tabloların ihtiyaca uygun, güvenilir, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir ve tutarlı olmasını sağlayan Türkiye Muhasebe Standartlarını kavramsal çerçeveye uygun olarak saptamak ve yayınlamakla görevlendirilmiştir.

Geçtiğimiz günlerde TBMM’ne gönderilen Türk Ticaret Kanunu tasarısı yasalaştığında Türkiye Muhasebe Standartları da yürürlüğe girecektir.

Halihazırda SPK’ya tabi şirketler ve bankalar tarafından uygulanan Uluslararası Muhasebe Standartları, tüm firmalar için zorunlu hale gelecektir.

Avrupa Birliği üyelik sürecinin bir gereksinimi olarak finans sektöründe köklü değişiklikler meydana getirecek olan Basel II kriterleri de uygulanmaya başlandığında mali tablolar, yeni adı ile “finansal raporlar” ve muhasebe standartları önem kazanacaktır.

Uygulamanın başlaması ile beraber iki önemli sorun gündeme gelecektir;

Birincisi Türkiye Muhasebe standartları ile Vergi Usul Kanunu hükümleri birbirinden çok farklı hükümler içermektedir. Tek düzen hesap planımız bile Türkiye Muhasebe Standartlarına tam anlamıyla uygun değildir. Birtakım hesap işleyişlerinin farklılaştırılması birtakım yeni hesaplar ihdas edilmesi gerekecektir. Aynı şekilde enflasyon muhasebesi konusunda da farklılıklar bulunmaktadır.

Kanunun yürürlüğü ile birlikte “Ticari Kar” ve “Mali Kar” kavramları arasındaki uçurum çok fazla açılacaktır.

Günümüzde halka açık olan firmalar dışındaki firmaların hemen hemen tamamının “mali bilanço” çıkarıp, “ticari bilanço” ile hiç ilgilenmedikleri göz önüne alınırsa, bu uygulamanın yaratacağı sıkıntı daha iyi anlaşılacaktır.

İkinci önemli sorun ise Türkiye Muhasebe Standartlarını uygulayacak kadroların henüz bu konuda yetişmemiş veya eğitilmemiş olmasıdır.

Türkiye Muhasebe Standartları, içerdiği hükümler ve uygulama mantığındaki farklılıklar sebebiyle son derece karmaşık düzenlemeler içermektedir.

Türkiye’deki mevcut muhasebe altyapısı, bu uygulamayı kaldırabilecek düzeyde değildir. Bu sebeple uygulamanın kademeli olarak ve belli bir geçiş süreci içerisinde yaygınlaştırılması faydalı olacaktır.

Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından bugüne kadar Uluslararası Muhasebe Standartlarının (IFRS / IAS) büyük bir kısmı tercüme edilerek Türkiye Muhasebe Standardı (TMS) ve Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS) olarak yayınlanmıştır. Yayınlanmayı bekleyen birkaç standart daha vardır.

Yayınlanan standartlar ve yayınlandıkları Resmi Gazete tarih numaraları şu şekildedir;

TMS 1 : Finansal Tabloların Sunuluşu      16.01.2005 - 25702

TMS 1 : Finansal Tabloların Sunuluşu (Değişiklik)     12.04.2006 - 26137

TMS 2 : Stoklar 15.01.2005 - 25701

TMS 2 : Stoklar (Değişiklik) 11.04.2006 - 26136

TMS 7 : Nakit Akış Tabloları 18.01.2005 - 25704

TMS 8 : Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerinde Değişiklikler ve Hatalar 20.10.2005 - 25972

TMS 10 : Bilanço Tarihinden Sonraki Olaylar 20.10.2005 - 25972

TMS 11 : İnşaat Sözleşmeleri 26.10.2005 - 25978

TMS 12 : Gelir Vergileri 28.03.2006 - 26122

TMS 12 : Gelir Vergileri (Değişiklik) 28.10.2006 - 26330

TMS 14 : Bölümlere Göre Raporlama 03.03.2006 - 26097

TMS 16 : Maddi Duran Varlıklar 31.12.2005 - 26040

TMS 17 : Kiralama İşlemleri 24.02.2006 - 26090

TMS 18 : Hasılat 09.12.2005 - 26018

TMS 19 : Çalışanlara Sağlanan Faydalar 30.03.2006 - 26124

TMS 20 : Devlet Teşviklerinin Muhasebeleştirilmesi ve Devlet Yardımlarının Açıklanması 01.11.2005 - 25983

TMS 21 : Kur Değişiminin Etkileri 31.12.2005 - 26040

TMS 23 : Borçlanma Maliyetleri 09.11.2005 - 25988

TMS 24 : İlişkili Taraf Açıklamaları 31.12.2005 - 26040

TMS 26 : Emeklilik Fayda Planlarında Muhasebeleştirme ve Raporlama 01.03.2006 - 26095

TMS 27 : Konsolide ve Bireysel Finansal Tablolar 17.12.2005 - 26026

TMS 28 : İştiraklerdeki Yatırımlar 27.12.2005 - 26036

TMS 29 : Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal Raporlama 31.12.2005 - 26040

TMS 30 : Bankalar ve Benzeri Finansal Kuruluşların Finansal Tablolarında Yapılacak Açıklamalar 25.03.2006 - 26119

TMS 31 : İş Ortaklıklarındaki Paylar 31.12.2005 - 26040

TMS 32 : Finansal Araçlar: Sunum 28.10.2006 - 26330

TMS 33 : Hisse Başına Kazanç 28.03.2006 - 26122

TMS 34 : Ara Dönem Finansal Raporlama 02.02.2006 - 26068

TMS 36 : Varlıklarda Değer Düşüklüğü 18.03.2006 - 26112

TMS 37 : Karşılıklar, Koşullu Borçlar ve Koşullu Varlıklar 15.02.2006 - 26081

TMS38 : Maddi Olmayan Duran Varlıklar 17.03.2006 - 26111

TMS 39 : Finansal Araçlar: Muhasebeleştirme ve Ölçme 03.11.2006 - 26335

TMS 40 : Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller 17.03.2006 - 26111

TMS 41 : Tarımsal Faaliyetler 24.02.2006 - 26090

TFRS 1 : Türkiye Finansal Raporlama Standartlarının İlk Uygulaması 31.03.2006 - 26125

TFRS 2 : Hisse Bazlı Ödemeler 31.03.2006 - 26125

TFRS 3 : İşletme Birleşmeleri 31.03.2006 - 26125

TFRS 4 : Sigorta Sözleşmeleri 25.03.2006 - 26119

TFRS 5 : Satış Amaçlı Elde Tutulan Duran Varlıklar ve Durdurulan Faaliyetler 16.03.2006 - 26110

TFRS 6 : Maden Kaynaklarının Araştırılması ve Değerlendirilmesi 31.01.2006 - 26066

Türkiye Muhasebe Standartları ve Yorumları ile Kavramsal Çerçevede yer alan kavram ve ilkeler doğrultusunda düzenlenecek finansal tablolar, ticari bilançonun oluşumu ile ilgilidir.

Vergi Usul Kanunundaki iktisadi kıymetlerin değerlendirilmesine ilişkin hükümler, vergi matrahının hesaplanması ile ilgili olduğundan; mükellefler, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre düzenledikleri tek tip finansal tablolarında oluşan ticari kardan hareketle, Vergi Usul Kanunundaki farklı değerleme hükümlerinin olumlu ve olumsuz etkileri ile kanunen kabul edilmeyen giderler ve vergiden muaf veya müstesna gelirlerini bu kara eklemek ve indirmek suretiyle haricen gelir veya kurumlar vergisi matrahlarını hesaplayacaklardır.

Yani artık esas olan; “ticari finansal tablolar” olacak, firmalar vergi kanunundaki farklılıkların matrahlar üzerindeki etkisini ayrıca hesaplayarak beyannamelerini vereceklerdir.

Önümüzdeki yıllarda vergi incelemelerinin ve incelemelerden çıkacak matrah farklarının ticari kardan mali kara geçerken yapılan hatalardan kaynaklanacağını şimdiden kestirmek pek zor değildir.

Zira yayınlanmış olan standartlar, anlaşılması ve uygulanması o kadar kolay olmayan hükümler içermektedir. Standartlar yaklaşık 2 yıllık bir periyotta yayınlanmıştır.

Tamamı yaklaşık 1.000 sayfadır. Bu süre zarfında bu standartları uygulayacak meslek mensuplarının yüzde kaçı bu standartları okuyup, anlayabilmiştir.?

Okuyanların da yüzde kaçı bu standartları doğru uygulayabilecektir? Bu soruların cevabını olumluya çevirmeden uygulamayı başlatmak, mükellefleri mağdur etmekten başka bir işe yaramayacak, inceleme elemanlarına matrah farkı bulmak için yeni malzemeler yaratacaktır.

Bu aşamada uygun çözümün, Türkiye Muhasebe Standartlarının uygulanabilirliğini sağlamak, fakat diğer yandan vergi matrahını ticari kardan farklılaştırmamak olduğunu düşünmekteyiz.. Bunun için de Vergi Kanunlarında bir seri düzenlemeye ihtiyaç vardır.