Devlet Naylon Fatura Keser Mi?

“Böyle şey olur mu?” Diyeceksiniz.

Olur.

Hem de oldu bile.

6111 sayılı kanunun (hepimizin af kanunu diye bildiği kanun) uygulama süresi bazı maddeler itibarıyla 30 Haziran 2011 tarihinde sona ermektedir.

30 Haziran 2011 tarihine kadar mükelleflerin bu kanun kapsamında yararlanabilecekleri imkanlardan bir tanesi de hepimizin bildiği gibi “stok affı”dır.

Nedir bu stok affı? Kısaca bir hatırlayalım.

6111 sayılı kanunun 10. maddesi İşletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlarla ilgilidir. Buna göre,

Mükellefler, işletmelerinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan

1- Emtia,

2- Makine, teçhizat ve demirbaşları

kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedel ile bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar (30 Haziran 2011 tarihine kadar uzatılmıştır.) bir envanter listesi ile vergi dairelerine bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebilirler. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, aktiflerine kaydettikleri emtia için ayrı, makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere özel karşılık hesabı açarlar.

Bildirime dâhil edilen emtia; stok hesaplarına kaydedilir ve satış durumunda satılan malın maliyetinin hesabında dikkate alınır.

Bildirime dâhil edilen makine, teçhizat ve demirbaşlar için ise amortisman ayrılmaz, bu kıymetler için oluşturulan karşılıklar, birikmiş amortisman sayılır.

beyan edilen; genel orana tabi makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden % 10 oranı, indirimli orana tabi diğer makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden tabi olduğu oranların yarısı esas alınarak katma değer vergisi hesaplanır ve ayrı bir beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek, beyanname verme süresi içinde ödenir.

Makine, teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen KDV hesaplanan katma değer vergisinden indirilemez. Emtia üzerinden ödenen KDV ise genel esaslara göre indirilir ve iadeye konu edilebilir.

Örneğin bir şirketin stoklarında kayıtlarda görünmeyen 20 ton kereste olsun.

Bu firmanın kayıtlarda görünmeyen bu malı normal şartlarda faturalı satması veya kayıtlarına intikal ettirmesi mümkün değilken 6111 sayılı kanun ile bu mallarını emsal bedeli ile stoklarına dahil etmesi imkanı getirilmiştir.

Emsal değeri 10 TL olan bu malın toplam değeri 200.000,- TL olarak hesaplanıp beyan edildiğinde, KDV oranı %18 olmasına rağmen %10 yani 20.000,-TL KDV ödeyerek bu faturasız mal artık yasal bir mal haline dönüşmektedir.

Hem kayıtlara 200.000,-TL tutarında bir maliyet girmekte ve hem de ödenen KDV’nin indirilmesi (veya gerekirse iadesi) imkanı sunulmaktadır.

Stoklarındaki ve maliyetlerindeki eksiklikleri piyasadan belli bir komisyon ile “naylon fatura” temin ederek karşılamaya çalışan mükelleflerin artık bu gayrı resmi yollara başvurmasına gerek kalmamıştır.

Maliyeye bir bildirimle, hem de komisyonsuz ve masrafsız bu faturaları temin etme imkanı doğmuştur.

Böyle bir imkan varken kimse gidip naylon fatura peşinde koşmaz.

İyi güzel de mükellefler ihtiyaçlarından fazla malı “ileride nasıl olsa eritirim” düşüncesi ile fazladan beyan ederlerse ne olacak?

Bu durumu kim nasıl tespit edecek?

Fazla beyan edilen stoklar, gelecek dönemlerde maliyetlerin fazla oluşması suretiyle vergi kaybına sebep olmayacak mı?

Özellikle imalatla uğraşan ve belli fire marjları ile çalışan firmalarda bu fazla stokların maliyet içerisinde erimesini kontrol edebilecek bir mekanizma bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca devlet kendisi naylon fatura düzenlemiş pozisyonuna düşmüş olmuyor mu?