Basel II

BASEL-II UYGULAMASI

Basel Nedir? İsviçre’nin Basel kentinde yerleşik Uluslararası Takas Bankası (Bank for International Settlements – BIS) bünyesinde faaliyet gösteren Basel Bankacılık Denetim Komitesi, gelişmiş ülkelerin merkez bankaları ve bankacılık denetim otoritelerinden yetkililerin katılımıyla oluşturulmuş ve bankacılık konusunda istişari mahiyetli olarak uluslararası standartları yayımlayan bir komitedir. Basel Komitesi tarafından 1988’de yayınlanan “Basel-1 Standartları” ile bankaların uymaları gereken çalışma kriterleri belirlenmiş ve bankaların krizlere karşı dayanıklılığını artırmak üzere, banka sermayelerinin, riskli aktiflere oranının yüzde 8’den az olamayacağını ifade eden sermaye yeterlilik rasyosu getirilmiştir. Zamanla mali piyasaların, daha da gelişmesi ve işlemlerin karmaşıklaşması sonucu, Basel-1 kriterlerinin yetersiz kaldığı görülmüş ve yeni standartlar için çalışma başlatılmıştır. Böylece “Basel-II Standartları“ ortaya çıkmıştır. Basel-II Kriterleri Basel-II ile, risk odaklı sermaye yönetimi, risk odaklı kredi fiyatlamasını beraberinde getirecektir. Risk odaklı kredi fiyatlaması doğal olarak işletmelerin kullanacakları kredilerin miktarını/fiyatını olumlu/olumsuz etkileyecektir. Kullandırılan kredinin türünden vadesine, teminatından firma derecelendirmesine kadar çeşitli kriterler, kredilerin fiyatına yansıyacaktır. Mevcut uygulamada kredi riski, ileri tekniklerle ölçülmeden belirlendiğinden, aynı firma hakkında bankalar arasında farklı değerlendirmeler yapılabilmekte, farklı kredi fiyatları ortaya çıkabilmekteydi. Basel-II ile birlikte, riskin ölçümü iki ana unsura dayanmaktadır; 1-Kredi kullananın (firmanın) risk seviyesi Kredi kullananın riski, firmanın finansal verileri (bilanço, gelir tablosu vb.) ile niteliksel faktörlerinin (yönetici ve ortakların geçmişi, yönetim ve organizasyon yapısı, ürün/hizmet gelişimi, ithalat-ihracat, pazar payı vb.) değerlendirilmesi sonucu tespit edilen “firma derecelendirme notu” ile ifade edilmektedir. 2-Kredi işleminin risk seviyesi. Kredi işleminin riski ise, işlemin türü, teminat, vade, para birimi gibi unsurlar ile değerlendirilmektedir. Basel-II kriterlerinin uygulamaya başlanması ile, firmanın ve kullanılacak kredinin risk seviyesi, doğrudan kredi maliyetini etkileyecek, böylelikle krediler, “çok riskli” veya “az riskli” olarak belirlenecek ve buna göre fiyatlama yapılacaktır. Kredi verilen firmanın derecelendirme notu düştükçe, banka hem daha çok risk alacak, hem karşılık olarak daha çok sermaye tutacak ve dolayısıyla daha çok kaynağını getiriden mahrum bırakacaktır. Bu durumda firmalara kullandırılacak kredilerin maliyetleri artacaktır. Güçlü sermaye yapısına sahip firmalara verilecek kredilerin maliyetleri daha düşük olacaktır. Basel-II uygulamasına geçerken firmaların aşağıdaki önlemleri almaları kredibilitelerini yükseltecektir; -Firmaların esas faaliyet konularında odaklanması faaliyet karlılıklarını arttırmaları -Faaliyetlerinden doğan risklerini yönetecek finansal enstrümanların kullanılması, -Firmaların Basel- II’nin öngördüğü teminat yapısına uyum sağlaması, -Bağımsız derecelendirme kuruluşlarından ve bankalardan derecelendirme notu almaya hazırlıklı olmaları -İyi not alabilmek için sermayelerini güçlendirme yoluna gitmeleri, -Uluslararası kabul görmüş standartlarda ve güvenilir mali tabloların üretilmesi, -Kurumsal yönetim kültürünün en üst yöneticiden tüm çalışanlara kadar yerleştirilmesi, -Nitelikli insan kaynağına yatırım yapılması, -Karar almada her türlü riskin dikkate alınmasını sağlayan bir sistemin kurulması, Firmalar kayıt düzenlerini gözden geçirerek düzenli bir yapıya kavuşturmalı ve şeffaflık sağlanmalıdır Basel-II kriterlerinde mali tablolar önem arzettiğinden bu tabloların şeffaflığı ve güvenirliği son derece hassas konular olarak firmaların karşısına çıkmaktadır. Bu açıdan firmaların muhasebe altyapılarını ve kayıt düzenlerini acilen gözden geçirerek mali tabloların şirketin gerçek faaliyetlerini net bir şekilde gösterecek yapıya kavuşturmaları gerekmektedir. Şeffaflık, zorunluluk olmaktan öte bir kültürdür Yüksek kayıt dışılık, belirsizliğin risk primini yükseltecektir. Bazı firmalarda gözlemlenen kayıtdışı hasılat ve maliyetler, mali tabloların güvenirliğini etkilediğinden direk olarak firmaların risk primini yükseltecektir. Artık firmalar kayıt düzenlerini geliştirerek işletme faaliyetlerini kayıt içine almak; bu kayıtları da eksiksiz bir şekilde bankalarla paylaşmak durumunda kalacaktır. Bu amaç doğrultusunda firmaların rating’lerinin “güncel” olması çok önemlidir. Yani, bankalar belli dönemlerde firmaların derecelendirme notlarını güncelliyor olacaktır. Bu kapsamda, firmalar dan bilgiler talep edilecektir. Bugün öngörüldüğü haliyle rating’lerin yılda en az bir kere güncellenmesi kabul görmüş yaklaşımdır. Her ne kadar uygulanması ertelenmiş olsa da nihayetinde bankaların derecelendirme çalışmalarında esas alacakları mali tablolar önem arzetmektedir. Mali tabloların şeffaflığı yanında Uluslararası Muhasebe Standartlarına göre hazırlanması da son derece önemlidir.